


(( مَنْ أَتىَ هَذاَ الْبَيْتَ فَلَمْ يَرْفُثْ وَلَمْ يَفْسُقْ رَجَعَ كَماَ وَلَدَتْهُ أُمُّهُ )) رواه مسلم
“Her kim, bu beyti (Kâbe’yi) tavaf etmek için gelir de (ihramlıyken) eşiyle cinsel ilişkide bulunmaz ve herhangi bir günah işlemezse, anasından doğduğu gibi günahsız olarak ehline döner.” Müslim
Bunun anlamı; sanki anasından yeni doğmuş, hiçbir günah ve kötülük işlememiş çocuk gibi, umre yapan kimsenin Allah tarafından günahları bağışlanır, demektir.
Umrenin fazîleti Ramazan ayında artarak daha da büyür.Öyle ki bu ayda yapılan umre, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte yapılan hacca denktir.
Nitekim Ebû Hureyre’den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet edilen hadîste, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
(( اَلْعُمْرَةُ إِلىَ الْعُمْرَةِ كَفاَّرَةٌ لِماَ بَيْنَهُماَ، وَالْحَجُّ الْمَبْرُورُ لَيْسَ لَهُ جَزَاءٌ إِلاَّ الْجَنَّةُ )) متفق عليه
“İki umre arasında yapılan küçük günahlara, bu iki umre (sevabı) keffâret olur.Kabul olunan haccın karşılığı (mükâfatı) ancak cennettir.” Buhârî ve Müslim
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Kabul olunan hac, içerisinde riyâ ve şöhret amacı taşımayan, hiçbir günah işlenmeyen ve Allah’a itaatsizlik olmayan hactır.Hacının, hacda yapılması gereken işleri Allah ve Rasûlünün emrettiği şekilde yapmasıdır.