İnsanı İslam'dan Çıkaran Haller

Müslüman Kardeş!
İnsanı İslâm’dan çıkaran bazı haller vardır ki bunları bilmen gerekir.En çok vukû bulanı, sakınman gereken şu on tanesidir:
Birincisi:
İbâdette bir şeyi Allah’a ortak koşmak.
Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmaktadır:
[ سورة المائدة من الآية :72 ]
“Şüphesiz ki her kim, Allah’a (başkasını) ortak koşarsa, Allah ona cenneti haram kılmıştır. Onun (devamlı) kalacağı yer, cehennemdir. Zâlimlerin (onları cehennem azabından kurtaracak) yardımcıları da yoktur.”
Ölülere yalvarak onlardan medet ummak, onlara adak adamak veya kurban kesmek de bundandır.
İkincisi:
Kendisi ile Allah Teâlâ arasına aracılar koyan, onlara yalvarıp yakaran, onlardan şefaat dileyen veya onlara tevekkül eden kimse, icmâ ile kâfir olur.
Üçüncüsü:
Her kim, müşrikleri kâfir saymaz veya onların kâfir olduklarından şüphe eder ya da onların izledikleri yolun da doğru olduğunu söylerse, kâfir olur.
Dördüncüsü:
Tâğutların hükmünü, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-’in hükmüne tercih edenler gibi, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-’den başkasının yolunun O'nun yolundan daha iyi olduğuna veya başkasının hükmünün O'nun hükmünden daha iyi olduğuna inanan kimse, kâfir olur.
Şu saydıklarımız da bu türdendir:
A.İnsanların çıkardıkları kanun ve nizamların İslâm şeriatından daha üstün olduğuna,
B. İslâm nizamının bu çağa uygun olmadığına,
C. İslâm’ın, müslümanların geri kalmasına sebep olduğuna,
Ç. İslâm’ın, kişinin kendisiyle Rabbi arasındaki ilişkiye has olup, hayatın diğer bölümlerini kapsamayacağına inanan kimse kâfir olur.
D. Allah Teâlâ'nın hükmünü uygulayıp hırsızın elini kesmek, zinâ eden evli erkek veya kadını taşlayarak öldür-mek gibi had cezâlarını uygulamanın bu çağa uygun olmadığını söylemek,
E. Şer’î muâmelelerle cezâî meselelerde veya başka konularda, Allah Teâlâ'nın indirdiği hükümlerden başka hükümleri uygulamanın câiz olduğuna inanmak.
Başka hükümlerin şeriat hükmünden daha üstün olduğuna inanmasa bile uygulayan kimse de kâfirdir. Çünkü böylelikle Allah Teâlâ'nın haram kıldığını helâl kılmış olur.Zinâ, içki, fâiz ve Allah Teâlâ'nın şeriatından başka hükümlerle hükmetmek gibi dinen haram olduğu bilinen hükümleri helâl sayan kimse de müslümanların oybirliğiyle kâfir olur.
Beşincisi:
Allah Teâlâ'nın:

[ سورة محمد الآية :9 ]
“Onlar, Allah’ın indirdiğinden (Kur’an’dan) hoşlan-mayıp onu yalanladılar.Bunun için Allah, onların amellerini boşa çıkardı.”
Emri gereği, Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-’in getirmiş olduğu şeylerden birisini çirkin görüp sevmeyen kimse, o fiili yapmış olsa bile kâfir olur.
Altıncısı:
Allah ile, kitabı ile, Rasûlü-sallallahu aleyhi ve sellem- ile veya Allah Teâlz'nın dîninden herhangi bir şeyle alay eden, Allah Teâlâ'nın şu emri uyarınca kâfir olur:
[ سورة التوبة :65-66 ]
“(Ey Muhammed!) Eğer onlara (sen ve ashâbınla) niçin alay ettiklerini sorarsan, ‘bizler sadece lafa dalmış, şakalaşıyorduk’ derler.(Ey Muhammed! Onlara) de ki: Siz, Allah ile O’nun âyetleri ile ve O’nun elçisi ile mi alay ediyordunuz? (Boşuna) özür dilemeyin.Çünkü siz, îmân ettikten sonra (tekrar) kâfir oldunuz.Sizden (tevbe eden) bir grubu bağışlasak bile, başka bir gruba da suçlu olduk-larından dolayı azap edeceğiz.”
Yedincisi:
Büyü yapmaktır. Kocasını seven kadını, büyü yoluyla kocasından nefret ettirerek arasını açmak veya birtakım şeytânî yollarla insana sevmediği ve istemediği bir şeyi sever ve ister hale getirmek de büyü çeşitlerindendir. Her kim, bunu yapar veya yapılmasına râzı olursa, Allah Teâlâ'nın şu emri uyarınca kâfir olur:

[ سورة البقرة من الآية :102 ]
“O iki melek, (insanlara) nasihat ederek sihri öğrenmemeyi îkâz eder ve 'Sihri öğrenerek şeytanlara itaat edip kâfir olma' demedikçe, hiç kimseye sihir ilmini öğretmiyorlardı.”
Sekizincisi:
Allah Teâlâ'nın:

[ سورة المائدة من الآية :51 ]
“Sizden kim, onları (yahûdî ve hıristiyanları) dost edinirse, o da onlardandır.Şüphesiz ki Allah, (kâfirleri dost edinen) zâlimleri asla doğru yola iletmez.”
Emri uyarınca, müslümanlara karşı müşrik ve kâfirleri destekleyerek onlara arka çıkmak ve yardım etmek.
Dokuzuncusu:
Bazı insanların Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-’in şeriatının dışına çıkabileceklerine (O’nun dîninden başka bir dîne tâbi olabileceklerine) inanan kimse, Allah Teâlâ'nın şu sözü uyarınca kâfir olur:
[ سورة آل عمران الآية :85 ]
“Kim, İslâm’dan başka bir dîn ararsa, o dîn ondan asla kabul olunmayacaktır.Ve o, âhirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.”
Onuncusu:
Allah Teâlâ'nın:

[سورة السجدة الآية :22]
“Kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatıldığı halde, onlardan yüz çeviren kimseden daha zâlim kim olabilir? Şüphesiz ki biz, (âyetlerimizden yüz çevirerek onlardan faydalanmayan) günahkârlardan intikam alacağız.”
[ سورة الأحقاف من الآية:3 ]
“İnkâr edenler,Kur’anın kendilerini uyardığı şeyler-den yüz çevirir (ve ondan ibret alıp düşünmez)ler.”
Emirleri uyarınca, Allah Teâlâ'nın dîninden yüz çevir-mek, İslâm'ın doğru olarak bilinen hükümlerini öğrenmeyip yapmamaktır.Dînden çıkaran bu şeyleri, şaka veya ciddî olarak ya da korktuğu için yapan arasında bir fark yoktur. Fakat zorlandığı için yapan bunun dışındadır.Allah Teâlâ'nın gazâbını ve acıklı azabını gerektiren şeylerden O'na sığınırız.

PANORAMİA