


( بِسْمِ اللهِ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلىَ رَسُولِ اللهِ، أَعُوذُ بِاللهِ الْعَظِيمِ وَبِوَجْهِهِ الْكَرِيمِ وَسُلْطاَنِهِ الْقَدِيمِ مِنَ الشَّيْطاَنِ الرَّجِيمِ، اَللَّهُمَّ افْتَحْ ليِ أَبْواَبَ رَحْمَتِكَ )
"Bismillah/Allah'ın adıyla (başlarım). Salât ve selâm, Rasûlullah'ın üzerine olsun.Allah'ın rahmetinden kovulmuş şeytandan; Yüce Allah'a, O'nun kerîm vechine ve (bütün mahlûkâta gâlip) ezelî hükümrânlığına sığınırım.Allahım! Rahmetinin kapılarını bana aç."
Bu duâyı diğer mescidlere girerken de okur.Çünkü Mescid-i Nebevî'ye girerken yapılan özel bir duâ yoktur.İçeriye girdik-ten sonra iki rekât namaz (tehıyyetul-mescid/mescidi selâmlama namazı) kılar. Namazda dünya ve âhiret iyiliği için duâ eder.Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-'in: " Evimle minberim arası,cennet bahçele-rinden bir bahçedir." hadîsi gereği, bu namazı Ravzâ-i Şerife'de kılması, daha fazîletlidir.Namazdan sonra, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ile iki arkadaşı Hz.Ebû Bekir ve Hz. Ömer'in-Allah ikisinden de râzı olsun- kabirlerini ziyâret eder.Ebû Dâvûd'un süneninde hasen bir senedle Ebû Hureyre'den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunan hadîste, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-'in:"Her kim, bana selâm verirse, onun selâmını almam için Allah bana rûhumu iâde eder ve onun selâmını alırım" hadîsi gereği, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kabrinin önünde edeple durup sesini kısar ve ona şöyle selâm verir:
( اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ ياَ رَسُولَ اللهِ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكاَتُهُ )
"Es-selâmu aleyke yâ Rasûlallah ve rahmetullâhi ve berakâtuh / Allah'ın selâmı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun Ey Allah'ın Rasûlü!"
Ziyâretçi Rasûlullah'ı selâmlarken, şöyle de derse bir sakıncası yoktur:
( اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ ياَ نَبِيَّ اللهِ،اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ ياَ خِيرَةَ اللهِ مِنْ خَلْقِهِ ، اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ ياَ سَيِّدَ الْمُرْسَلِينَ وَإِماَمَ الْمُتَّقِينَ، أَشْهَدُ أَنَّكَ قَدْ بَلَّغْتَ الرِّساَلَةَ وَأَدَّيْتَ الأَماَنَةَ وَنَصَحْتَ الأُمَّةَ وَجاَهَدْتَ فيِ اللهِ حَقَّ جِهاَدِهِ )
"Allah'ın selâmı, senin üzerine olsun ey Allah'ın peygamberi!Allah'ın selâmı, senin üzerine olsun ey Allah'ın kulları-nın en hayırlısı! Allah'ın selâmı, senin üzerine olsun ey rasûllerin efendisi ve muttakîlerin önderi!Elçilik (peygamber-lik) görevini tebliğ ettiğine, emâneti yerine getirdiğine, ümmete nasihat etti-ğine ve Allah yolunda gereği gibi cihâd ettiğine şehâdet ederim."