


[سورة الأحزاب من الآية :56]
"Ey îmân edenler!Siz de O'na salavât getirin, esenlik dilemek ve saygı göster-mek sûretiyle O'na selâmda bulunun."1
Ziyâretçi, önce Hz.Ebû Bekir'e, ardından da Hz.Ömer'e selâm vererek onlara duâ eder ve Allah'ın onlardan râzı olmasını diler.
Abdullah b.Ömer-Allah ondan ve babasından râzı olsun-,Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- ve iki arkadaşının kabirlerini ziyâret ettiği zaman,genellikle şundan fazlasını söylemez ve sonra oradan ayrılırdı:
(( اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ ياَ رَسُولَ اللهِ ))
"Es-selâmu aleyke yâ Rasûlallah/ Allah'ın selâmı senin üzerine olsun Ey Allah'ın Rasûlü"
(( اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ ياَ أَباَ بَكْرٍ ))
"Es-selâmu aleyke yâ Ebâ Bekr/ Allah'ın selâmı senin üzerine olsun Ey Ebû Bekir"
(( اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ ياَ أَبَتاَهُ ))
"Es-selâmu aleyke yâ Ebetâh/ Allah'ın selâmı senin üzerine olsun Ey Babacığım"
Bu ziyâret,özellikle erkekler için meşrûdur. Kadınlara gelince,Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-'in:"Kabirleri ziyâret eden kadın-lara, kabirlerin üzerine mescid yapıp (mum ve kandil gibi) lamba dikenlere Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- lânet etmiştir." hadîsi gereği, kadınların kabirleri ziyâret etmesi diye bir şey yoktur.
Bu konuda zikredilen hadîsler gereği, Medîne'yi ziyâret etmek, Mescid-i Nebî'de namaz kılmak ve orada duâ etmek gibi diğer câmilerde de yapılması meşrû olan ibâdetleri yapmak için yola çıkmak, dîni-mizce meşrûdur.Sevâbının çok oluşundan dolayı bu fırsatı değerlendirmesi için ziyâ-retçinin beş vakit namazı Mescid-i Nebî'de kılması,orada bol bol zikir ve duâda bulun-ması, nâfile namaz kılması sünnettir. Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-'in: "Evimle minberim arası, cennet bahçele-rinden bir bahçedir." hadîsinin bildirdiği fazîlet gereği, ziyâretçinin Ravzâ-i Şerîfe'de bol bol nâfile namaz kılması müstehaptır. Farz namazları kılmak için, ziyâretçi olsun, başkası olsun her müslümanın gücü yetti-ğince ilk safta kılmaya gayret etmesi gere-kir.Sevâbın fazlalığı ilk safta namaza ilk önce gelenlere has olsa bile, sahîh hadîs-lerde haber verildiğine göre, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- ilk safta namaz kılmayı teşvik ederek şöyle buyurmuştur: "İnsanlar, ezânda ve namazın ilk safın-daki sevâbı bilmiş olsalardı, ilk safa geçebilmek için aralarında kur'a çek-mekten başka bir yol bulamasalardı, kur'a bile çekerlerdi." 2
Yine bunun gibi,Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- (ön saftan geride duran) ashâbına şöyle buyurmuştur:"Öne gelin ve bana uyun.Sizden sonraki de size uysun. Namaza geç kalanı, Allah da onu geri bırakır." 3
Ebû Dâvûd, hasen bir senedle Âişe'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet ettiğine göre, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:"Kişi namazda ilk saftan geç kaldıkça Allah da onu cehenneme yaklaştırır."
Yine Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-'den sâbit olduğuna göre O, ashâbına şöyle buyurmuştur:"Meleklerin Allah'ın huzu-runda saf tuttuğu gibi, (siz de namazda) saf tutmaz mısınız?
Sahâbe:"Ey Allah'ın Rasûlü!Melekler, Allah'ın huzurunda nasıl saf tutarlar? diye sordular.Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-:"(Melekler) ilk safı tamamlar ve safları sık tutarlar." 4 cevabını vermiştir.
Bu anlamdaki hadîsler, pek çoktur.Bu hadîsler, genişletilmesinden önceki ve sonraki hâliyle Mescid-i Nebî ile diğer câmileri kapsamaktadır.Yine Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-'den sâbit olduğu üzere O, kendisi ashâbını safların sağ tarafını doldurmayı teşvik ederdi. Bilindiği gibi, Mescid-i Nebî'nin ilk hâlinde safların sağ tarafı Ravzâ-i Şerîfe'nin dışında kalmasına rağmen, safların sağ tarafında namaz kılmak, Ravzâ-i Şerîfe'de kılmaktan daha fazîletlidir.İlk saflarda ve safların sağ tarafında namaz kılmaya önem vermek, Ravzâ-i Şerîfe'de namaz kılmaktan daha önce geldiği,ilk safta namaz kılmaya devam etmek, Ravzâ-i Şerîfe'de namaz kılmaktan daha fazîletli olduğu böylece anlaşılmış olmaktadır.Bu konudaki hadîsleri iyice araştıran kimse, bunun çok açık olduğunu görecektir.