Mescid-i Nebevi'yi Ziyaret Etmek 1.4

Bu konuya ihtiyaç duyulduğundan, pek-çok kimsenin şirke ve Allah'ın dışında ölülere ibâdet etmelerine sebep olduğu için bu konuyu geniş tuttuk.Allah Teâlâ'dan, İslâma aykırı olan şeylerden bizi ve bütün müslümanları uzak tutmasını dileriz.Yine de Allah daha iyisini bilir.
Bazı ziyâretçilerin Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-'in kabrinin yanında seslerini yükseltmeleri ve kabrinin yanında fazla durmaları, meşrû değildir.Çünkü Allah Teâlâ, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-'in sesinin üzerine seslerini yükseltmekten, birbirlerine hitap eder gibi O'na hitap etmekten ümmeti yasaklamış ve O'nun huzurunda sesi alçaltmayı emrederek şöyle buyurmuştur:

[سورة الحجرات الآيتان :2،3]
"Ey îmân edenler! Seslerinizi -O'na hitâp ederken-Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin.O'nunla konuşurken birbi-rinize bağırdığınız gibi, O'na yüksek sesle bağırmayın.Yoksa siz farkına varmadan amelleriniz boşa gider. Rasûlullah'ın huzurunda seslerini kısanlar var ya!İşte onlar, Allah'ın kalplerini takvâ için imtihan ettiği kimselerdir.Onlar için (Rablerinden günahlarına) bir mağfiret ve büyük bir mükâfat (cennet) vardır." 1
Çünkü Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kabrinin yanında beklemek ve selâmı tekrarlamak, izdihama, gürültüye seslerin yükselmesine sebep olur ki bu durum,Allah'ın yukarıdaki apaçık iki âyette müslümanlara farz kıldığı hususa tamamen aykırıdır.Oysa ölümünden önce de sonra da Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-'e saygı göstermek gerekir.Mü'minin İslâm âdâbına aykırı olan hareketleri O'nun kabrinin yanında yapması yakışıklı olmaz.Aynı şekilde bazı ziyâretçiler, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-'in kabrinin yanında -kıbleye değil de- kabre yönelerek ellerini kaldırıp duâ etmeleri, Rasûlullah'ın ashâbı ile onlara en güzel bir şekilde uyan selef-i sâlih'in (ilk müslüman-ların) yaptıklarına aykırı bir harekettir. Bilakis bu hareket, dîne sonradan yerleşti-rilen bid'atlerdendir.Zirâ Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmaktadır:"Benim sünnetime ve benden sonra gelen doğru yoldaki râşid halîfelerimin sünnetlerine sarılın. Onlara sımsıkı tutunarak sarılın.(Dîne sonradan sokulan)yeni şeylerden şiddetle sakının.Çünkü (dîne sokulan) her yeni şey, bid'attır.Her bid'at da dalâlettir (sapıklıktır)." 2
Başka bir hadîste şöyle buyurmaktadır:
"Bu işimizde (dînimizde) onda olmayan bir şeyi sokarsa,o şey ondan reddolu-nur (yüzüne çalınır)." 3
Başka bir hadîste ise şöyle buyurmaktadır:
"Her kim,bizim işimizde (dînimizde) onda olmayan bir iş işlerse, o iş kendisine reddolunur (başına çalınır)." 4
Ali b.Hüseyin (Zeynel-Âbidin)-Allah ikisinden de râzı olsun- Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-'in kabrinin yanında duâ eden bir adamı gördüğünde, onu engellemiş ve ona şöyle demiştir:
"Babamdan işittiğim,babamın dedem-den, dedemin de Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-'den işittiği bir hadîsi sana söyleyeyim mi? Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-şöyle buyurmuştur:"Kabrimi bayram (yeri),evlerinizi de kabirler edin-meyin.Bana salât ve selâmda bulunun. Zirâ salât ve selâmınız nerede olursa-nız olun bana ulaşır." 5
Aynı şekilde bazı ziyâretçiler, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-'in kabrinin yanında O'na selâm verirlerken, namazdaki duruş gibi, ellerini göğsünün üzerine veya altına koyarak dururlar ki bu hareket, ne Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-, ne de krallar ve liderler gibi kimseler için câizdir. Çünkü bu hareket; boyun eğme ve ibâdet duruşudur ki Allah'tan başkasına asla yapılamaz.Hâfız İbn-i Hacer-Allah ona rahmet etsin-"Fethul-Bârî" adlı eserinde bunu birçok âlimden nakletmiştir.Gâyesi; selef-i sâlih'in -ilk müslümanların- yoluna tâbi olmak olan ve bu makamın konumunu düşünen için bu durum gâyet açıktır.Ancak koyu bir taassup anlayışıyla hevâsına ve kör taklide uyan, selef-i sâlih'in yoluna dâvet edenler hakkında da kötü zanda bulunanı Allah'a havâle ederiz.Hakkı, hakkın dışındakilere tercih etmede Allah'tan bize ve ona hidâyet dileriz.Zirâ kulun istekte bulunduğu en hayırlı varlık Allah Teâlâ'dır.
Aynı şekilde bazı insanların Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kabri şerîfine yönelip dudaklarını kıpırdatarak uzaktan selâm vermelerinin veya duâ etmelerinin daha önceki gibi,dîne sonradan yerleştiri-len bid'atlerdir.Allah'ın izin vermediği
şeyleri dînine sokması müslümana yaraş-maz.Yoksa bu ameliyle Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-'e sevgi beslemiş olmaz. Bilakis O'na eziyet ve saygısızlık etmiş olur.İmâm Mâlik-Allah ona rahmet etsin-bu gibi ameli reddetmiş ve şöyle demiştir:"Bu ümmetin, ilk müslümanları neyle düzel-diyse, sonu da ancak onunla düzelir."
Bilindiği gibi, bu ümmeti başlangıçta düzelten şey; Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-'in çizdiği ve râşid halîfeleriyle Allah'ın kendilerinden râzı olduğu ashâb-ı kirâm ve onlara en güzel bir şekilde tâbi olanların izlediği yoldur.Bu ümmetin sonu da ancak onların sımsıkı sarıldıkları Kur'an ve sünnete sarılması ve o yolda yürümesiyle düzelir.
Allah Teâlâ, dünya ve âhirette müslü-manları kurtuluşa, saadet ve şerefe ileten yolda muvaffak kılsın.Zirâ Allah Teâlâ, (dilediğine karşılıksız veren) cömerttir, Kerîm'dir.

PANORAMİA