Zilhicce'nin 9. Günü (Arefe Günü) Yapılması Müstehab Olanlar

Kıymetli Hacı Kardeş,
Arefe günü mübârek bir gündür.Hayır ve bereketinin çokluğu, meleklerlin ve Allah’ın rahmetinin inmesi, şeytanın Arefe gününde daha hakîr ve zelîl olduğu kadar başka bir günde hakîr ve zelîl olmaması sebebiyle, Allah Teâlâ Kur’an’da Arafe gününün üzerine yemîn etmiştir.
Kıymetli Hacı Kardeş,
Arafat’a varınca, Peygamberin Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-’in yaptığı gibi, senin de mümkünse güneş zevâli aşıncaya kadar Nemire vadisinde dinlenmen müstehaptır.İmkânı yoksa, işâret ve uyarıcı levhâlar vasıtasıyla belirtilen Arafat sınırları içerisinde herhangi bir yerde dinlenmende bir sakınca yoktur.
Güneşin doğuşundan batışına kadar Arafat’ta beklersin.Vaktinin tamamını telbiye getirmek, Allah’a duâ etmek, O’ndan bağışlanmayı dilemek ve O’nu anmakla geçirmelisin.Güneş zevâli aştıktan ve öğle namazının vakti girdikten sonra imâmın hutbe îrâd etmesi ve hutbede Arefe günü ile diğer günlerde yapılması meşrû olan şeyleri hacıya açıklaması, insanlara öğüt vermesi,onlara Peygamberimiz Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-’in yaptığı gibi, İslâm’ın hükümlerini ve müslümanın Rabbine, âilesine ve müslüman kardeşlerine karşı yapması gereken görevleri hatırlatması sünnettir.
Kıymetli Hacı Kardeş,
Hutbeden sonra öğle ile ikindi namazını bir ezân ve iki kâmetle birleştirerek, öğle vaktinde kılarsın.Öğle ile ikindi namazının öncesinde veya arasında veyahut da sonrasında herhangi bir sünnet namaz kılmazsın.
Kıymetli Hacı Kardeş,
Öğle ve ikindi namazını birlikte öğle namazının vaktinde kıldıktan sonra artık bu anlarını Allah’a ibâdetle değerlendirmeye çalışmalısın.Eline geçen bu büyük fırsatı kaçırmamalısın.Güneş batıncaya kadar bol bol Allah’ı anmaya, Allah’a duâ etmeye, Subhanallah, Velhamdulillah ve Lâ ilâhe illallah demeye, tevbe ve istiğfarda bulunmaya gayret etmelisin.Duâ ederken kıbleye yönelerek ellerini kaldırmalısın. Yaratanına ve Mevlâna zelîl ve O’na muhtaç bir şekilde duâ etmelisin.
Peygamberin Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-’in bu husustaki şu sözünü dinlemelisin:

(( خَيْرُ الدُّعاَءِ دُعاَءُ يَوْمِ عَرَفَةَ، وَخَيْرُ ماَ قُلْتُهُ أَناَ وَالنَّبِيوُّنَ مِنْ قَبْليِ:لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهَ وَحْدَهُ لاَ شَريِكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَ عَلىَ كُلِّ شَيْءٍ قَديِرٌ ))
“Duâların en hayırlısı Arefe gününün duâsıdır.Benim ve benden önceki peygamberlerin söylemiş olduğu en hayırlı söz ise, Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh. Lehul-mulku velehul-hamdu ve huve alâ kulli şey’in kadîr’ sözüdür.”
(Arafatta duâ ederken) Allah’tan dünya ve âhiret iyiliklerini dilemelisin.
Bu kasetin sonunda sana bazı şeyleri tavsiye etmek istiyoruz.Umulur ki ki Allah Teâlâ bu tavsiyelerden yararlanmanı sağlar.Beytullah’ın bulunduğu yer, Allah’a itaatte mü’mine yardım eder ve onu günahlardan uzaklaştırır.
Bu tavsiyelerin;
Birincisi:Beş vakit namazını Mescid-i Haram’da kılmaya gayret etmelisin. Bunun için de Mescid-i Haram’a erken gitmeye kendini zorlamalısın.Namazlarını, gücün yettiğince düşünerek ve huşû ile kılmaya çalışmalısın.
İkincisi:Allah Teâlâ’ya yakın olabilmenin en büyük vesîlesi, Kur’anı okumaktır. Dolayısıyla bu umrende kolayına geldiği kadar düzenli bir şekilde günlük olarak bazı cüzleri okumalısın.
Üçüncüsü:Mescid-i Haram’da kılınan bir namaz, diğer câmilerde kılınan yüz bin namaza denktir.Dolayısıyla azîz kardeşim, nafile namazlarla sünnetleri yerine getirmeye gayret etmelisin.Nitekim Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-’e bir adam gelip cennette nasıl kendisiyle birlikte olabileceğini sorunca,Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ona: “Kendini çokça secde etmeye alıştır” Buyurmuştur.
Dördüncüsü:Sabah ve akşam yapılan duâ ve zikirleri yapmaya devam etmen de güzeldir.Bu duâ ve zikirleri ezberlemeye çalışmalısın.Saîd elKahtânî’nin yazdığı ve Guraba Yayınevinin tercüme ettiği; “Hısnul-Müslim, Kur’an ve Sünnette Müslümanın Sığınağı Duâ ve Zikirler” adlı kitapçık, bu konuda yazılmış en güzel eserdir.Bu kitaptaki duâ ve zikirleri okumaya gayret etmelisin.
Beşincisi:Güzel ahlâklı olmaya ve insanlarla güzel geçinmeye gayret etmelisin. Dilini,başkasının gıybetini etmekten, koğuculuk yapmaktan ve başkası hakkında çirkin söz söylemekten korumalısın.Mekke’de işlenen bir günahın, başka yerde işlenen günahtan Allah katında daha çirkin ve daha büyük olduğunu bilmen gerekir.
Altıncısı:Umreci Kardeş, bir an önce Allah’a tevbe etmeye gayret etmelisin. Hayatını sâlih amellerle dolduracak yeni bir sayfa açmalısın. Bu mübârek yolculuğun, seni yaradanına ve mevlâna yaklaştıracak bir hayra vesîle olsun.
Nitekim Allah-azze ve celle- Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurmaktadır:

[سورة الزمر الآيـات :53-61]
“(Ey Muhammed!) Nefislerine zulmederek (günahları işlemiş) kullarıma de ki: (Günahlarınızın çok olmasından dolayı) Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.Hiç şüphesiz ki Allah (ne kadar çok olursa olsun, bir daha dönmemek üzere günahlarına tevbe edenlerin) günahları(nı) bağışlar.Çünkü O, (tevbe edenlerin günahlarını) bağışlayan ve (onları) çok esirgeyendir.(Ey insanlar !İtaat ve tevbe ederek) Rabbinize dönün ve size (O’nun) azabı gelmeden önce O’na teslim olun.Yoksa hiç kimse size yardım edemez.Siz farkında olmadan, ansızın başınıza bir azap gelmezden önce Rabbinizden size indirilen en güzel şeye (Kur’an’a, emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından da sakınmak sûretiyle) uyun.(Dünyadayken) Allah’ın (emirlerine uymayarak) O’nun hakkını gereği gibi yerine getirmediğimden dolayı bana yazıklar olsun,diyen kimse (gibi pişman olmamanız için Rabbinize itaat ederek O’na dönün). Gerçekten ben, (dünyadayken Allah’ın emri, kitabı, Rasûlü ve mü’minlerle) alay edenlerden idim.Veya; Allah beni doğru yola (dînine) iletseydi, elbette ki (şirk ve günahlardan) sakınanlardan olurdum.Veya; (kıyâmet günü Allah’ın) azabını gördüğünde, benim için (dünyaya bir kez daha) dönmeye imkân olsa da (Rabbine itaat ederek sâlih amel işleyen) iyilerden olsaydım, diyeceği günden sakının.Hayır, senin dediğin gibi değildir.(Hakka delâlet eden apaçık) âyetlerim sana gelmişti de sen,onları yalanlamış, (onları kabul etmeyerek) büyüklük taslamış ve (Allah ve Rasûlünü) inkâr edenlerden olmuştun.Kıyâmet günü (Allah’a lâyık olmayan şeylerle O’nu niteleyip O’na ortak koşmak ve evlât nisbet etmek sûretiyle) Allah hakkında yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün.(Allah’a karşı büyüklük taslayanın) varacağı yer, Cehennem değil midir?Allah, (emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından da sakınmak sûretiyle Rablerinden gereği gibi) korkanları (Cehennem azabından kurtararak) kurtuluşa erdirecektir.Onlara (Cehenne azabının) fenâlığından hiçbir şey dokunmayacaktır.Onlar, (dünya hayatında elde edemedikleri şeyler için de) üzülmeyeceklerdir.” Zümer Sûresi:53-61
Kıymetli Müslüman Kardeş,
Son olarak, sizlere bu kaseti hazırlayıp sunan Mûte İslâmî Bant-Kayıt Stüdyosu, Allah Teâlâ’dan yaptığınız amellerinizin karşılığını vererek umrenizi kabul buyurmasını, âilenize selâmetle ve büyük ecirler kazanarak dönmenizi niyaz eder.
Yine Allah Teâlâ’dan hepimize dosdoğru yolda yürümeyi ve güzel ameller işlemeyi nasip etmesini niyaz eder.

والسلام عليكم ورحمة الله وبركاته

PANORAMİA